Neydi, nasıl oldu, Ramazan ne ara geldi hiç anlayamadım bu sene. 2010/2011 birbirini kovalarcasına geçti. belki de sahiden yaşlanıyorumdur. Eskiden ramazan öncesinde abimle alışverişe gider bir sürü şey alırdık. Hem sahur hem iftar için. Annem oruç tutmaz, abimle ben ise hiç kaçırmazdık. Bu sene çok sıcak olduğundan mütevellit ben "eziyetle ibadeti ayırmak gerek" diyerek tutmadım oruç. Allah affetsin. Abim azimle tutuyor. Sahura kalkamadığında da tutuyor evet abim mal


Ramazanın o en sevdiğim anlarını yaşayamadım henüz. Ne bir iftara gidebildim, ne bir kalabalığa girebildim, ne sahurda mahmur mahmur gözlerimi ovuşturabildim. Hafta sonu tutarım, evde zaman geçer diyordum, yorgunluktan yattığım yeri bilmez halde uyumuşum...


Bu ramazan eski ramazanlar gibi değil. Babamla iftara falan giderdik biz. Babam aramayalı kaç hafta oldu? Doğum günümde bile aramadı. Abim desen geliyor iki parça yemek hazırlıyorum ona erken gelebilmişsem, sonra soda içip yatıyor. Annem genelde yazlıkta oluyor. Ben de masayı toplayıp ya bir kitapla yatağıma uzanıyorum, ya bilgisayarın başına geçiyorum. Anlayacağınız bu sene ramazanın hiç tadı yok. Bu sene başka şeyler peşindeyim.


İlk 2-3 günde ramazanda olduğumuzu hissettiren tek bir şey oldu, "ramazan davulcusu". Geçen sene Ramazan'da Ankara'daydım bir hafta sonu ve yine sabaha kadar oturmuş konuşuyorduk kelepir kadınla. "ramazan davulcularından nefret ediyorum" diyerek kafasını yastıklarla kapatmıştı. Ben de gülümsemiştim kaşlarımı kaldırarak. İlk 2-3 gün ramazan davulcusunu duyup, uyku sersemi o günlere dönüp gülümseyerek ayıldım, dualar ettim. "Allah'ım şu mübarek Ramazan gününde..." diye başlayan, Ramazan'da olduğumu hissettiren cümleler kurdum.


Ne kadar umursamaz görünsem de, ne kadar sevimli anılarla ansam da ramazanı bu yıl, hiç tadı yok yine de. hiç keyfi yok Ramazan'ın. Belki de bir akşam bir ya da bir kaç sevdiceğimle bir Sultan Ahmet, bir Feshane (hala varsa) gezisi yapar, merdivenlerde açarım iftarımı da o zaman bilirim ki Ramazan'dayız. 
O zaman bilirim ki Ramazan sevgi dostluk ayı.
O zaman bilirim ki nefse hakim olmak zamanı.
O zaman bilirim ki hoşgörü diye bir şey var.
O zaman bilirim ki gökyüzü başka...


Evet Ramazan'da -en azından İstanbul'da- gökyüzü bir başkadır benim için. içimi kıpırdatır, pembelik, kızıllık verir içime... bu Ramazan diğer Ramazanlar gibi olmadı hiç. Hiç içime sinmedi ilk haftasında. hiç kalbimi attırmadı bir kaç sabah ezanı ve abimin ilk iftarı haricinde. Belki toparlar bu haftadan sonra ya da hissizlik, isteksizlik bendedir, ben toparlarım, kim bilir...


Hayırlı Ramazanlar...


ps: bu yazıyı yazdıktan sonra eski Ramazan yazılarıma bir bakayım dedim. aslında bu sene de değişen bir şey yokmuş, şöyle demişim geçen sene "Bu ramazan en çok yapmak istediğim şey başkalarıyla başka evlerde iftar sofralarına oturmak. evet arzum budur." Anlaşılan o ki ben Ramazanın tadını, başkalarıyla yaşadığımda alıyorum. Çok hoşuma gitti bu :)

1 yorum:

Sivil Palyaço-Sivil Palyaco dedi ki...

Büyüdükçe küçülüyor insan. Yani büyüdükçe yalnızlaşıyor.

Uzatmayacağım ama böyle.
Öperim gözlerinden.
Oruç tut da bana yemek ısmarla bir iftar yapalım diyesim geldi valla :)