- ...artık onlara kimse engel olamaz, birbirlerini seviyorlar görmüyor musun?
- asıl bunun için boz diyorum sana, bunun için. ölüyorum anlasana.
gözlerimin önünde birbirlerini seviyorlar. ben işkenceler içinde kıvranırken onların mutluluğundan ölüyorum. Anne, ben ölüyorum, yardım et.


yaptım, dün akşam aşk-ı memnu'yu izledim, son yarım saatini mi ne? beğenmediğimden değil, o saatte uyuduğumdan izlemiyordum. Bir keresinde çok çok, her şeyden çok istediğim bir şeye red cevabı almıştım. öncesinde daha çok üzüldüğüm daha çok yıprandığım şeyler olmuştu da o reddediliş içimde bir şeyleri oynatmıştı, depremler yaratmıştı. ağzımın yanaklarımın ve burnumun uyuştuğunu, nefes alamadığımı ve olduğum yerden dışarı çıktığımı hatırlıyorum. halbuki şimdi gülüp geçtiğim bir anı sadece. o zamandan beri duygsal olarak üzülerek etkilendiğim şeylerde hep ağzım burnum uyuşur. Bihter yukarıdaki cümleleri ağlayarak söylerken de uyuşur gibi oldum. şimdi replikleri tam yazmak için dizinin o kısmını açtığımda daha da uyuştum. Dizi de değil de bir kitapta da okusam bu cümleleri gözlerim dolardı, etkilenirdim kesinlikle. "gözlerimin önünde birbirlerini seviyorlar, anne, ben ölüyorum, yardım et!" içim uzuyor. içim soğuyor sanki.

bir kadın ağlayarak bana banka bile soydurabilir. en nefret ettiğim kadın bile ağlarken içimden bir parçadır. erkekler de öyle. ben kimse üzülmesin isterim hep. ama bazen üzerim, üzerler beni de. ama ben pek ağlayamam. kanımda alkol yoksa hele, hiç ağlayamam.

ama yine acıttı canımı,
"anne, ben ölüyorum, yardım et."
kulağımda çınlar durur hala...

2 yorum:

lisa rowe dedi ki...

bizim izleyip izleyip bölüm boyunda sürekli laf atıp, bölümün sonunda sikilmemiz..?

sapozhkelekh dedi ki...

ay evet dalga geçtik geçtik sonunda kalakaldık. kalbimden vurdu ne yapayım!?