Bülent Ortaçgil'in "bu şarkılar adam olmaz" şarkısını dinlemek istiyorum. Ama ahşap ağırlıklı bir kafede ve kalabalık olmayan ama bütün masaların dolu olduğu bir yerde. Saçlarımı kısa kestireyim, efil efil bir tişört giyeyim, üstüme de bir hırka belki. 4-5 arkadaşım olsun, ben ahşap direğe yaslanıp bu şarkıya ellerimi kulaklarımın hizasında şıklatarak eşlik edeyim, tebessümüm de eksik olmasın tabi. Gülümsesin oradaki herkes bana. Eğlenelim minik minik.

Sonra herkes toplanmış giderken bizi Cibelle - Green Grass uğurlasın, omzumuza hüzün çöksün. Ayakkabılarımızı, terliklerimizi elimize alıp kumsalda birbirimizin beline elimizi dolayıp, green grass'ın soğuttuğu omuzlarımızı ısıtalım. Güneş doğarken eve varmış olalım. Kızıllığı izlemek isteyelim ama yorgunluktan uyuyakalalım. İlk uyanan da gidip ekmek alsın, dolapta kahvaltılık var...
hayal aleminden Sevgiler...

7 yorum:

... dedi ki...

ne güzel hayal kuruyon sen öyle, hayal değil mi yoksa geçmişe özlem mi ;)

sapozhkelekh dedi ki...

ne yazık ki sadece hayal...
sanırım öyle de kalacak :(

lisa rowe dedi ki...

green grass'ın soğuttuğu omuzları ısıtmak ne kadar zor olsa da, hayal değil mi işte; o da olur..

... dedi ki...

güzelmiş bu cibelle. bi sürü şey öğreniyorum senden :) en çok küçük prensi sevdim ;)

sapozhkelekh dedi ki...

sevgili lisa, öyle bir an gelir ki ısıtıverir o şarkı tek başına tüm kalbini. hani özlediğinde ondan bir andır o şarkı bazen, işte o zamanlarda...

lisa rowe dedi ki...

ondan bir an bile değildir, 'o'dur hatta..
yastığının altında uyumadan önce yükselen şarkıdır, 'o'dur..
:)

sapozhkelekh dedi ki...

ve geçecektir. vallahi de billahidedir. bak görürsündür. geçmezse seni duvarlara çarpacağımdır. bayılcim.