Peki vol, abi ben nerelere gideyim?

Bu sıradan bir peki değil sevgili blog. Bu bambaşka bir peki.
Peki ben nerelere gideyim, ben nerelerden döneyim, ben nerelerden atlayayım?
Evet doğum günümden bahsediyorum. 22'sinin gecesinde kuzenlerimin odama dalarak ellerinde pastayla kutladığı hani... Hani 23'ünün gündüzünde teyzemlerle kutladığım. Hani gece 12yi geçtiğinde en sevdiklerimin uzun uzun, birbirinden özel mesajlar attığı doğum günüm. Hani okuduğum iki mesajdan birinin beni ağlattığı mesajlar. Hani hiç önemsemesem de facebooktan da olsa üşenmeden kutlanmış. Hani herkese 8den sonra Balkon'da olun olun demiştim ya, abim, serdar ve murat gelmiş. Murat yine yavşaktı desem yalan olmaz ama özlemişim yea :) sonra kuzenlerim ve sevgilileri, nazlıyıysa adeta yolda bulmuştum. önce biralarımızı söyledik, emre geldi, arkadaşlarıyla. Durmadılar gittiler. Ceylan Ertem'i izleyeceklermiş. Sonra burçak'ım geldi. Sonra dolores, dacar, ercü ve cem gelme çabasına girdiler ama asla giremediler derkeeeeeeeeen, ercü göründü. 1 saat bıyunca 4 olgun insan bana hediye aramış bulamamışlardı, enteresan. neyse geldiler daha bir canlandık, ardından selin, levent ve arzu da geldi, oy anam oy dedim. Can bey uyuya kalmışlar, sonradan öğrendik, bi süre ulaşamadık kendisine. Mabel'im geldi arkadaşıyla ardından. Taş gibi çocuktu yanındaki, ben sarkamadan gittiler. müge ve erdem geldi, okan ve hamza geldi... geldi de geldi. Sonra 11:15 civarı meydandan alma planı yaptığım sülüman beyi aradım, ulan açmıyor, uzun da çaldı ve açılan telefonda "ya trafik vardı daha yeni giriyoruz otogara" gibisinden bir şey söyledi. benim de kafam güzel olmuştu vallaha. o kadar mutluydum ki, anlatamam yani. Hani anlatamam cidden anlatamam. "vuhuuooğ" diyip duruyordum durmaksızın. Sonra bükem ve seyra geldi. onlar da az durdular. pasta kesildi şu oldu bu oldu derken süleyman "ben adidas'ın önündeyim" diyerek aradı, mesaj da atmış olabilir. Emin değilim şu an. koşarak indim merdivenleri. hatırladığım sadece ayak uçlarımın merdivenlerdeki görüntüsü. kalabalığı yararak gittim gittim bakkaldan da 2 bira aldım. baktım adam orda duruyor. gerçekten gelmiş. koştum koştum sarıldım. ayça'nın gelmiş olma ihtimaline karşılık uzaktan da izledim yalnız mı diye, evet yalnızdı. sarıldık öpüştük biraları açıp çaktıktan sonra hızla balkon'a geri dönüşe geçtik. hızla oraya giderken durmadan konuşuyordum, bir sürü şey anlattığımı hatırlıyorum. belki de tek bir şey anlattım ama dilim dönemedi ve uzadı da uzadı, bilemiyorum, süleymana sormak gerek :) sonra balkon'un apartmanına girdiğimizde süleyman'a döndüm ve kalakaldım. karşımda Ayça duruyordu, sırtında pembe çantası içinde balonlar, elinde bir karton. "dur" dedim. "dur, oturmalıyım". merdivenlere çöktüm. bir süleymana bir ayça'ya baktım durdum. ulan diyorum, daha 5-6 bira içtin, tamam kafanın güzel olması çok normal. ama sen bayağı bir halüsinasyon görüyorsun. 10 kere, hatta 10ar kere dürttüm ikisini de. her şey gerçekti, gelmişlerdi. hala yazarken bile salak salak gülümsüyordum. yukarı diğer kişilerin yanına çıktığımızda Can'da gelmişti. her şey tüm güzelliğiyle devam etti. bayılasıya mutluydum. Herkes gidip de bizim öncceden planlar yaptığımız kemik ekip kaldığında Joker'e doğru yola çıktık. tabi benim beynim çıkmıştı çoktan, joker'e kadar nasıl gittiğimizi hatırlamıyoroum bile. bi ara asansörde bi çocukla tanıştım adı Kutlu'ymuş. "doğum günümü kutla o zaman" dedim. o da kutladı zavallım. yok lan o joker'e çıkarken miydi o? ayh bilemedim yea :)
neyse o arayı hatırlamıyorum joker'e gidiyorduk muydu neydik bilemedim bi ara bi merdivenlerde ercüyle epey bi dertleştik aşklaştık, ne konuştuğumuzu net hatırlamasam da ercünün o güzel gözleriyle hep güldüğünü hatırlıyorum :) sonra can'ın mesajlarına dayanamayarak attık kendimizi yukarı. orda da asansörde bi takım ergenlerle konuştuk sanırım :D hahayt, yazdıkça hatırlıyorum ulan :) neyse
içeri girdik ben masanın başına oturmamla 10 boş şat bardağını çantama atmam bir oldu a dostlar. ardından gelsin manitalar nuri alçolar, yaheyyalar!!!
allahım o nasıl bir gece, neler yaptık rabbım biz. herkes ne ayaktı, herkes ne kadar mutluydu. ben ne kadar da mutluydum, allahım, ne kadar da seviliyordum. göğüsten göğüse yatıyor deli gibi seviliyordum. her şey ne güzeldi. herkes yanımdaydı. olabilecek herkes (evrimle ziyanın düğünde olması hariç).
Can canım bitanem benim, nasıl da uykusundan uyanıp gelmişti de çılgın atıyordu ellerimi tutup da dans ederken.
Dolores nasıl da eğleniyordu kafasındaki şapkayla ve nasılda durmaksızın öpüyordu beni "seni seviyorum"larıyla.
Nazlı'm gelişi, benim şımarıklıklarıma rağmen gitmemesi ve tabikiiiiii hediyesiyle :D
Ercü nasıl gülüyordu gözlerinin içiyle içiyle ve nasıl seviyordu beni karnından karnından.
Süleyman nasıl göğsüne alıyordu beni, nasıl sarılıyordu tüm vücuduma tek bir koluyla,
Dacar nasıl kendini kaybedip kaybedip yarım bakışlarla bana küfürler ediyordu, ara ara gelip bana sarılıyor arara gidip başkasını öpüyordu :)
peki Ayça Hanım siz? siz nasıl da beni kekleyip geldiniz, süleyman gibi melekten bozma bir adamı planlarınıza dahil ettiniz? sırtınızda bolun kucağınızda kalbimin küçük prensiyle nasıl da beni mutlu ettin küçük kadın, kelepir kız...
ve gece içinde çıgınca küfürler edişim, çılgınca içişim, şişeden nuri alçolar, çaldığım bardaklar, yediğim dürüsüz dürüm, ercüyü merdivende kitlemem, melikenin kucağında ağlamam, gedizi asla anlamamam, gecenin mask kısmını asla hatırlamamam, sabah gömleğim nerde lan diye ayça ile doloresin başının etini yemem, süleymanın sessizliği, alnımda tori amos yazısıyla tori amos'tan çok uzakta olmam, doloresin alnında tayyip yazması, dacarın şemsiyeli şapkası, dolmuşta yerde gelmem, taksiden inerken dacarla yere düşmem, 3 gün yıkanmamamız, artık kokmaya başlamamamız, ayçanın göbeğimde uyurken aldığı zevk, duygunun salatalıkları doğramak için benle yarışması ve beni kovması, dolores-bilu-dolap üçlemesi, burger patatesine bulandığım anlar, erci mojito yapmaya çağırınca midemizin bulanması, dacarla cem "kankalığı", fotoğraflar, dolu dolu kahkahalar ve arada mini gözyaşları ve her şeyiyle, her şeyimle mükemmel doğum günüm / gecemde olan herkese binlerce kez teşekkürler. Hayatımın resmini çektim orada, Balkon'da ben. herkes vardı, çalısından sokak kedisine, her şey ordaydı...
tek kötü şey, asla bir daha doğum günü kutlamayacak olmam sanırım. Çünkü daha iyisi olamaz...

herkese minnettarım...

2 yorum:

triancula dedi ki...

Bi' tanemsin. Bi' tanesinden bi' tanesine bebeyim. <3

sapozhkelekh dedi ki...

alain delon'umsun. aynı anda çok şeyimsin bebeğim :*