şimdi sen bana kan kusturuyorsun, o sana, başkası ona, başkası başkasına falan...
bu böyle bir döngü. hayat "kuralları söylüyorum: kural yok" derken aslında bu döngü kuralını koyuyor toplumlar arası sözleşme tadında. bunun kaçışı da yok çünkü. he evet yine çözdüm hayatı ama yine çok eksik her şey...
aynı anda hem mutlu olmanı hem sürünmeni neden istiyor olabilirim? neden yani. bir de canın yanınca benim değerimi anlama gibi bir durumun da yok. neyin peşindeyim, neden peşindeyim hiç bilmiyorum.

şimdi sakin oturuyorum. bana atfedilen beni oynuyorum. Kendim olursam yakın zamanda, belki sana dönerim.
sevgiler...

Hiç yorum yok: